DEMOKRATİK TOPLUMUN İNŞASINDA EĞİTİM-AKADEMİLERİN ÖNEMİ VE PAJK’IN ÖNCÜLÜĞÜ

29 Ocak 2015 Perşembe

Toplumsal yaşamın kendisi her yönü ile en büyük eğitim alanıdır.

Zelal EDESSA                                                      

Bugün Mezopotamya’da Önder APO’nun Kadın özgürlük felsefesiyle yeni bir yaşam örülmektedir. Neolitiğin kutsanan ana tanrıça kültü bu kutsal coğrafyada tekrardan şanına yaraşır ikinci bir kadın devrimine öncülük yapmaktadır. Bu gelişme felsefi, kültürel, sanatsal, siyasal vb. birçok açıdan toplumu geliştiren nitelikte ve tarihsel karakterde olmaktadır.  Dağlardan dört parça Kürdistan’a yayılan Kadın özgürlük yürüyüşü Rojava-Kobani –Şengal direnişine kendi rengini vererek, herkesin yüzünü Kürdistan’a, Kürt Kadının soylu direnişine çevirerek hayran bırakmıştır. Bu gelişmeyi yaratan, Önder APO’nun Demokratik Ekolojik Kadın Özgürlükçü paradigmasının yaşam bulmasıdır.  Kürt kadını öncülüğünde gerçekleşen kadın Rönesansıdır. Yılların emeği ve zorluğu güçlenen Kürt kadının özgürlük çizgisindeki ısrarlı çabasının devrimle ürüne dönüşmesidir.   Gelişen - Kadın Kurtuluş İdeolojisi –temelindeki -Demokratik Toplum Devrimidir-. Toplum ve kadın aydınlanmasıdır. Yeni yaşamın kadın duygusu, ruhu emeği ile yeniden inşasıdır. Aynı zamanda Devletli Uygarlık tarihiyle büyük bir hesaplaşmayı zihniyet, askeri-siyasal boyutuyla vererek onu geriletmesidir

Tarihin en büyük mücadeleleri önce zihniyet alanında verilmektedir. Zihniyette kazanıldıktan sonra yaşama indirgenmektedir. Tarihsel toplum gerçeğinde yaşanan, uygarlık kadar eski olan Özgürlük ideolojileri ile köleci ideolojilerin kıyasıya savaşımıdır.  Siyasi, askeri ve medya boyutundaki mücadeleler ise verilen ideolojiye bağlı olarak bir formata girmektedir. Tüm çaba zihniyette kurgulanan paradigmanın sistemleştirilmesi ve yaşamsallaştırılması için verilmekte, her şey onun hizmetine koşturulmaktadır. Sınıflı uygarlığın doğuşundan itibaren Modernite ile demokratik modernite arasında her boyutta gelişen savaşım, ideolojilerin etkin kılınması içindir. Tarihsel akış içerisinde gelişen bu tür çatışmalar sayısızdır. Günümüz boyutunda ele aldığımızda Kürt özgürlük mücadelesinin KOBANÊ- ŞENGAL’deki direnişi, özde Kapitalist modernite’ye karşı gelişen demokratik modernite’nin öz savaşımı ve kadın eksenli özgür yaşamın inşasıdır. Bu mücadele her geçen gün özgürlük eğilimi olan kesimlere esin kaynağı olmaktadır. Aynı şekilde Kapitalist modernite karşısında demokratik cephenin büyümesine yol açmaktadır. Böylece tüm insanlığın kurtuluşunu hedefleyen en büyük ideolojik savaş KOBANÊ ‘de zirveye ulaşmış bulunmaktadır. Direnişi yenilmez Kobaneyi tarihsel kılan şey özgür yaşam umudunun, ideolojisinin yaşama dönüşmesidir. Kapitalist Moderniteye alternatif doğru yaşamın kendini oluşturabilmesidir.

Kapitalist Modernite ilk çıkışından itibaren toplumun zihniyeti üzerinde kurmaya çalıştığı hâkimiyetle varlığını sürdürmekte ve günümüzde yaşadığı bunalımı gizlemeye çalışmaktadır. O nedenle Ulus devletler toplumun temel çalışması olan eğitimi gasp ederek kendi tekellerine almışlardır.   Neden? Çünkü Devlet toplumun hırsızıdır. Daha doğrusu devlet toplumun her şeyini gasp ettiği gibi bu alanı da kendi denetimine almıştır. Böylece bu alan üzerinden kendi ideolojik anlayışını tüm topluma benimsetmek istemiştir.  Eğitime çok önem vermesinin nedeni bunun bir zihniyet çalışması olması, toplumun yeniden yapılandırılmasında hayati bir önem arz etmesidir. Çünkü doğaya ve evrene bakış açısının nasıl olacağından tutalım, toplumun düşünsel, ruhsal, ahlaki, sosyal, kültürel algısının nasıl olacağına kadar her şeyini belirlemektedir.  Bu şekilde devlet toplumu köleleştirme, sömürme, değerlerini gasp etme üzerinden kendi varlığını sürdürmektedir. Okullarda geliştirdiği eğitim sistemi ile bireyleri kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmektedir.  Ağırlıklı olarak da doğaya ve kendi toplumuna yabancı bir kişilik yaratmaktadır. Eğitimde uygulanan temel politika, birey ve toplumu parçalamadır. Aşırı bireyciliği, cinsiyetçiliği, milliyetçiliği, bilimciliği geliştirerek, toplumu kendi doğasından ahlaki-politik dokusundan uzaklaştırarak, kendi denetimine alarak yönlendirmektedir. Çünkü güçlü devletin var olma şartı; parçalanmış, kendi değerlerinden uzaklaşmış sürü toplumunu gerektirmektedir. Güçlü toplumsallığı yaşayan bireyi yaratma yerine devletin uydu kişiliklerini oluşturma temel gayedir. O nedenle ulus devletlerin temel ideolojik üsleri okullar, üniversiteler, dershanelerdir. Ayrıca bunun yanında TV, İnternet sanal alemle herkese ulaşarak topluma kendi ideolojilerini empoze etmektedirler.

Modernitenin toplumun değerlerini gasp ederek, sömürüsüne en çok alet ettiği, dibe vurduğu kesim kadınlar olmaktadır. Mevcut günümüz dünyasının yaşadığı sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel, vb. birçok sorunun kaynağında kadın olgusuna karşı geliştirdiği soykırımcı yaklaşım yatmaktadır. Uygarlık sistemi ilk ortaya çıktığı günden beri kendisini kadının inkârı, değerlerinin gasp edilmesi ve ters yüz edilmesi üzerinden var etmiştir. Bu sistemde kadına yönelik ideolojik, fiziki saldırı ve katliamların, taciz -tecavüzlerin sınırı bilinmemektedir. Toplum bu konuda refleksiz hale getirilmiştir. Önderliğimizin, özgür toplumun inşası için öncelikli şartın Kadın Kurtuluşu olduğu gerçeğini ortaya koyması bu nedenledir. Bunun için de kadın ordulaşması, partileşmesi ile özgürlüğe yürüyen kadın ve toplum gerçeğini yaratmıştır. Tüm sistemler ilk önce kendilerini zihniyet alanında inşa ederek var kılmak isterler. Tarih boyunca tüm uygarlık sistemlerinin gerçeği bunu göstermektedir.  Kadının kurtuluşuna bağlı olarak gerçekleşecek olan toplumsal kurtuluş, öncelikle zihniyet çalışmasının güçlü kılınması ile mümkündür.

Kürt kadının yıllardırgeliştirdiği özgürlük mücadelesi çok önemli mevziler kazanmış ve önemli mesafeler kat edilmiştir. Ancak her gün büyüyen toplumsal sorunlar karşısında, dünyada yankı bulan Kadın Kurtuluş İdeolojisi ve mücadelesi büyük ilgi toplamak kadar bir beklentiyi –topluma karşı tarihsel görevleri- de beraberinde getirmektedir.  O nedenle Partimiz PAJK’ın en çok önem verdiği bir konu da ideolojik çalışmalar olmaktadır. Varlık amacı kadını ideolojik,  felsefi, siyasal, bilimsel, sosyal vb. birçok alanda güçlendirmektir. Modernitenin kadına yönelik geliştirdiği saldırılara karşı kadını öz savunma gücüne kavuşturma ve ona özgürlük bilincini kazandırmaktır. Kadın ilk önce düşüncede ihanete uğratılarak, belleksiz bırakılmak istendi.  Sonra kendi benliğinden ve özünden uzaklaştırılarak kendine ve topluma yabancı kılındı. Kadın kurtuluşu için önce zihinsel kurtuluş, öz tarih-kökleri ile buluşma gerçekleştirilmelidir. Egemen Erkek sisteme karşı kadın eksenli demokratik sistemin geliştirilmesi toplumsal kurtuluş için vazgeçilmezdir. Bunun için PAJK kadının ideolojik ve zihinsel aydınlanmasını, özgür yaşamın olmazsa olmaz kabilinde bir çalışma olarak ele almaktadır.  Bu anlamda kadın eğitimlerine ve akademilere hayati önem atfetmektedir.

Demokratik Toplumun İnşasında Kadın ve Eğitim Çalışması

İnsanlaşmaya yol açan şey kadın emeği ile gelişen toplumsallaşmadır. Bu da her gün öğrenilen tecrübelerin kendisinden sonraki üyelerine öğretme temelinde yürütülen yaşamın öğretilmesi faaliyetidir. O nedenle eğitim çalışması toplumsallık kadar eskidir ve ilk eğitmen de kadındır. Kadın düşüncede, duyguda, sanatta, pratik tecrübelerini eğitim yoluyla toplumsallığın hizmetine koymuştur. Çocuğu dünyaya getiren kadın, ona kendi topluluğu ile kolektif yaşama bilinci vererek onu toplumsallaştırır. İnsanlığı oluşturan tüm toplumsal değerleri sevgi, saygı, emek, mücadele, paylaşım vb. tümünü duygu ve düşünsel bütünlük içerisinde ona öğretir. Bunu öğrenen birey toplumsallaşır ve kendisinden sonrakilere kavratma ve özümsetme görevini devralır. Eğitim yaşamın temel bir parçasıdır. Her gün yaratarak, yaratıklarını öğreterek toplumsal kültürün ve manevi değerlerin oluşmasına yol açarlar. Toplumsallığın önemini kavramaları temelinde oluşan bilinçle, ahlaki –politik değer yargılarını oluştururlar. Tüm bu yaratımlar toplum tarafından geliştirilen öğretim ve eğitim emeği ile gelişmiştir. İnsanlık “Bilge Ana Kadın’ın” yarattığı bu değerlerle binlerce yıl özgür, eşit, adaletli yaşamı sürdürmüştür. Ne zaman ki kadının köleleştirilmesine dayalı ideolojiler ve sistemler (devlet gibi) geliştirildi, toplumsallığın döngüsünde de sapma yaşandı.  Devletlerin toplum ve doğanın her şeyini gasp etme, sömürme hırsı ile gelişen savaşlar ve yaşanan toplumsal sorunlar çağımızda Kapitalist Modernitenin bunalımı ile “herkesin herkesle savaşına” dönüşmüştür. Bugün insanlığın yaşadığı sorunların çözülmesi için toplumsal doğanın kendi özüne kavuşturulması gerekmektedir. O nedenle PAJK, devletçi anlayışın da dışında, kadın düşüncesi temelinde demokratik bir eğitim anlayışını geliştirmektedir. Kadının eğitim sistemi, ulus devlet sisteminin bireyin yaratıcılığını körelten, ezbere dayalı, yaşamdan kopuk bilgi yığını ile sisteme köle,  uydu, iradesiz insan yığını yaratan eğitim yöntemlerini ret eder. Onun yerine demokratik toplumun, toplumsal sorumluluk bilinci olan, sorgulayan, özgür birey ve toplumu yaratma temelinde demokratik bir eğitim sistemini ön görerek sisteme alternatif özgür yaşamı geliştirir.

Bu da Demokratik ekolojik- kadın özgürlükçü sistemin geliştirilmesi ile mümkündür. Demokratik modernitenin inşası, Kapitalist modernitenin girdabında çürümeye terk edilen toplumun kurtuluşuyla gerçekleşebilecektir. Önder APO “Demokratik Modernitenin Köklü Bir Aydınlanma Devrimiyle İç İçe Kendini İnşa Etmesi, Geçmişten Öğrenilmesi Gereken Derslerin Başında Gelir”  tespiti ile toplumsal aydınlanma için eğitim ve akademi faaliyetlerinin önemine dikkat çekmiştir. O nedenle devletin kadından ve toplumdan çaldığı tüm değerlerin ondan alınıp gerçek sahiplerine teslim edilmesi gerekmektedir. Toplumsal varlığı belirleyen ahlak ve politikadaki yaşanan gerilemenin aşılması için eğitim yoluyla tekrardan güçlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü eğitim-ahlak -politika birbirini besleyen toplumsal olgular olmaktadır. “ Kendini eğitmeyen toplumun, kendi öz ahlak ve politik kurumunu geliştirme ve ayakta tutma imkânı ortadan kalkacağı gibi, varoluşu da sürekli tehlike altında yaşamaktan, çürümek ve dağılmaktan kurtulamaz.”

Eğitim Çalışmasını Toplumun Doğasına Uygun olarak Geliştirebilecek olan Kadının Kendisidir. Kadın demokratik özgür yaşamın inşasında daha çok rol sahibi olma potansiyeline sahiptir. Kadın doğası eşitliğe, özgürlüğe ve adalete daha yakındır. Tarihten getirdiği demokratik toplumun genlerini taşımaktadır. Önder APO’nun bu konuda tespiti bizler için aydınlatıcı olmaktadır. “Kadının yaşamla bağı erkeğe göre çok kapsamlıdır. Duygusal zekâ boyutunun gelişkinliği bununla ilgilidir. Dolayısıyla yaşamın güzelleştirilmesi olarak estetik, kadın açısından varoluşsal bir konudur. Etik (Ahlak teorisi, estetik = güzellik teorisi) açıdan da kadının sorumluluğu daha kapsamlıdır. İnsan eğitiminin iyi ve kötü yönlerini, yaşam ve barışın önemini, savaşın kötülüğü ve dehşetini, haklılık ve adalet ölçülerini değerlendirme, belirleme ve kararlaştırmada kadının ahlaki ve politik toplum açısından daha gerçekçi ve sorumlu davranması doğası gereğidir. Tabii erkeğin kuklası ve gölgesi kadından bahsetmiyorum. Söz konusu olan özgür, eşit ve demokratikleşmeyi özümsemiş kadındır.”

Kadınlar Yaşamın Her Alanını Bir Eğitim Merkezine Bir Akademiye Dönüştürmelidir. 

Yaşadığımız sorunların temelinde bilinçsizlik, bilinç çarpıtması yatmaktadır. Modernite medyaya aracılığı ile günlük olarak insanların beynini, ruhunu zehirlemektedir.  Buna karşı toplumsal eğitimi sürekli kılmak gerekmektedir. Yaşamın her alanını toplumsal bilincin geliştirilmesi yeri olarak ele alınmalıdır. Eğitim için modernitenin şart kıldığı beton binalara takılmamak gerekir.  “yaşamın kendisi bir eğitim alanıdır” o nedenle Kadınlar sokak- mahalle-ilçe- kentlere kadar oluşturdukları demokratik meclis örgütlenmeleri içerisinde eğitim faaliyetini bir sisteme kavuşturabilirler.  İhtiyaçlar temelinde değişik plan ve projelerle toplumun her kesimi için bilinçlenme-aydınlanma çalışmasını geliştirebilirler.  Önemli olan şey eğitim olgusuna nasıl yaklaştığımızdır. Tüm teorik- entelektüel bilgi birikim doğru bir yaşamın örülmesi içindir. Her ne kadar modernite bunu tersi amaçlar için kullansa da tarihsel toplumun hakikatinde bilgi-bilinç yaşamın sağlıklı yürütülmesi içindir. Önemli olan günlük olarak yaşadığımız olay ve olgulara anlam verme bilincimizi geliştirmektir. Yaşamın gerçek anlamını ve var olma gayemizi doğru tanımlayabilmektir. Bu da doğru, güzel, özgür yaşam bilincine ve toplumsallığına ulaşmakla mümkündür.  Bunun için modernitenin topluma dayattığı bilinçten yoksun güdülere dayalı bakışı sorgulayarak, demokratik, özgür, eşit bakışın yaratılması arayışına girmekle olur. Toplumda geliştirilen anlamsız yaşam alışkanlıklarını görmekle olur. Yaşamımızı tanımlamak için üniversitelere gitmeye gerek yoktur. Toplumsal doğanın hakikatini görme kabiliyetine kendimizi ulaştırmakla da mümkündür. Toplumsal yaşamın kendisi her yönü ile en büyük eğitim alanıdır. Önemli olan yaşama düşünerek, anlam vererek bakma ve ona göre doğru yaşamasını bilmek kadar bunun mücadelesini vermekle mümkündür. Bunun için PAJK Jineoloji kapsamında Moderniteye alternatif çok geniş akademi çalışmalarını kendi programına almıştır.

Özgür Kadın Akademilerin oluşturulması 

Akademiler yeni zihniyetin oluşum ve toplumsal devrimlerin mayalandıkları merkezleridir. Yeniden doğuş için entelektüel bilginin biriktiği topluma aktığı, özgür birey- toplumunun şekil aldığı yerler olmaktadır. Özgürlük akademilerinde yetişen birey toplumsallaşarak, zihniyetini, tarihsel deneyim, bilgi ve bilimle günceller, güçlendirir ve geliştirir. Kadın Akademileri; kadının gerçek tarihini araştırarak, modernitenin onda yarattığı, kadın doğasına ters olan gerçeklikle yüzleşeceği, buna karşı kendini yeniden yaratarak özü ile buluşacağı, özgürlük problemlerini tartışacağı, aşma konusunda çözüm gücü olabileceği alanlardır. Özellikle modernitenin tüm topluma yaydığı cinsiyetçi, sınıfsal, dincilik, bilimcilik, milliyetçilik gibi hastalıklara karşı alternatif demokratik modernitenin ekolojik, özgürlükçü, eşitlikçi, komünal sistemini ve zihniyetini geliştirmektir.  O nedenle uygarlıkla birlikte kendi doğasına ters düşen toplum-evren anlayışlarına karşı doğal toplumun canlı evren anlayışını yeniden canlandırmayı esas alır.

Akademiler Modernitenindüşünsel, siyasal, ekonomik, sosyal, sanat, kültür alanında yol açtığıtoplumsal krizlerle mücadele gücünü yaratır. Yaşanan yozlaşmalara ve çarpıklıklara karşı en çok direnen kesim kadınlar olmaktadır. Ancak bu konuda kadının ideolojik, örgütsel konumunu güçlü kılmak gerekmektedir. Onun için her alanda geliştirilecek Özgür Kadın Akademileri ile yeni toplumun ideolojik-felsefi – siyasal- sosyal, kültürel, sanatsal yapısının nasıl olması gerektiği, kadının toplumsal hakikatinin tüm topluma benimsetilebilecektir. PAJK felsefesi temelinde gelişen kadın mücadelemiz bu konuda tarihsel birikim ve tecrübeleri kazanmış bulunmaktadır.  Ortadoğu’nun gelişen toplumsal devrimin kadın öncülüğünde olması bu nedenledir. Özgürlüğe muazzam koşan bir kadın kesimi var, ancak ona göre mevcut örgütlenme düzeyimiz yeterli olmamaktadır. Kadın Kurtuluş devrimi her yere büyük hızla yayılmaktadır. Ortadoğu’da gelişen sıcak savaşla bir günde dünyayı değiştirecek olaylar yaşamaktadır. Kadın açısından her boyutta örgütlü bir mücadele stratejisi gerekmektedir. Bu dayanışma her alanda geliştirilen Kadın Akademilerinin ideolojik felsefi çalışmasının etkin kılınması ile olabilecektir.

Kadın Öz Savunma Akademileri; Kadın Kurtuluş İdeolojisinin en temel ilkelerinden biri olan- Kendi Öz Gücü İle Örgütlenme Ve Mücadele Etmesi- için kadınların meşru savunma ihtiyacını karşılayacak öz örgütlülüklerinin hızla her alanda geliştirilmek gerekmektedir. Dağlarda kadının geliştirdiği öz savunma örgütlülüğü hızla topluma da taşırılmaktadır. Son aylarda DAİŞ gibi ucube- ölüm saçan çetelerle- halklara özelde de insanlığın değerlerini koruyan kadına karşı gelişen saldırılarda bu gerçeklik daha yakıcı hissedildi.  Buna karşı Rojava ve Şengal’de YJA-Star- YPJ örgütlenmeleri ile öz savunmaya geliştirildi. Ancak burada yerel kadın öz savunma örgütlenmelerinin geliştirilip yetkin kılınması için akademilerinin geliştirilmesi hayati olmaktadır. Askeri ve ideolojik eğitim akademilerinin hızla ihtiyacı karşılayacak şekilde derinleştirilmesi gerekmektedir. Çünkü toplum, en çok da kadınlar büyük bir katliam-soykırımla karşı karşıya kalmıştır. Bir günde yüzlerce kadın toplukatliamlardan geçmekte ya da tecavüzlere uğramaktadır. Kadının öz savunma projesi sadece Kürt kadını açısından değil tüm Ortadoğu’ kadınlarını kapsayan genişlikte olmaktadır.

Kadın Siyaset Akademileri; Önderliğimizin başlattığı Demokratik Kurtuluş Özgür Yaşamı İnşa hamlesi ile kadınlara sınırsız siyaset yapma imkânları açılmıştır. Yaşanan gelişmelerin hızına paralel bir örgütlenmenin ve etkin siyaset yapmada yaşanan zayıflığın aşılması için Kadın Siyaset Akademileri önemli olmaktadır.   Devletin kadını siyasal alanda atıl bırakan, kadına anne- evin kadını olarak misyon biçen zihniyetine karşı mücadele için bu alanda geliştirilen akademilerle kadının siyaset felsefesinde, pratik politikada gelişme imkânı yaratılarak, Demokratik siyasetin en aktif ve etkin aktörü kadın olabilecektir.

Kadın Tarihi Akademileri; kadının kendi gerçek tarihi ile buluşma, kölelik tarihi ile yüzleşme ve yazılan özgürlük tarihini tüm insanlığa mal etmede gerekli tarihi bilincinin kazanılacağı merkezler olmaktadır. Sınıflı uygarlığın muazzam çarpıttığı resmi tarih anlayışını eleştirerek, tarihsel toplumun ezilen-büyük özgürlük direnişini gerçekleştiren halkların özelde de kadının hakikatini ortaya çıkarmada tarihsel bir rol oynayacaktır. Çünkü uygarlığın yalanlarla örülü tarih anlayışının temelinde tarihsiz bırakılan ve köleleştirilen kadın gerçeği var. Kadın geliştirdiği tarih- bilimi araştırma merkezleri ile toplumsal aydınlanma derinleşecektir. 

Kadın Estetik Enstitüleri; kapitalist modernitenin toplum üzerinde geliştirdiği gaspçı tekelci sermayesini en çok kadın metalaştırarak yapmaktadır. Kadın yaşamını anlamsızlaştırma, nesne konumuna indirgemektedir. Kadını düşünsel, ruhsal, fiziksel olarak kendine yabancı kılan devletçi uygarlık olmuştur. Bu günde çarpık güzellik anlayışını bilim-teknik araçları ile günün her anında toplumun beynine empoze etmektedir. O nedenle Erkek egemen zihniyetinin kadını kendine göre tanımlayan anlayışına karşı mücadele etmek gerekmektedir. Doğru yaşam felsefesi, doğru güzellik anlayışını geliştirilen akademik eğitimlerle topluma verme önemli olacaktır. Böylece kadın kendi varlığını doğru tanımlayabilecek, yaşamı kadın anlayışı temelinde güzelleştirebilecektir.

Bu konuda kadın hareketimiz önemli adımlar da atmış bulunmaktadır. Rojava-Bakur–Başur alanında yeterli olmasa da önemli kadın akademileri oluşturulmuş bulunmaktadır. Yaşanan devrimle birlikte, yaşamın diğer alanlarına yönelik olarak da Kadın Dili ve Edebiyatı Fakülteleri, - Kadın Sosyal-Bilim Akademileri, Kadın Kültür Akademileri, Kadın Güzel Sanatlar Akademileri-Kadın-Çocuk Sağlık Merkezleri veya Doğal Şifa Araştırma Merkezlerinin oluşumu önemli görülmektedir.  Ancak bu şekilde toplumsal aydınlanmayı ve değişim kadın öncülüğünde ve renginde olabilecektir.

 

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.